Mart 2012
11 gönderi
Olur ya bazen böyle, insanın içini umutla kaplamak için sebepler, sebepler. Kulaklarım halen çınlıyor aslında, ama öylesine sessiz bir ortamdayım ki, her bastığım tuş çekiç darbesi gibi geliyor. O yüzden biraz kısa tutasım var bu kez. Çok değil. “HAYT!” Gürültünün merkezi olan, kız arkadaşının üzerine adeta sıçrayan adama dönüp bakıyordu herkes. Neden öyle bir şey yaptığını hiç...
Mar 31
Nostalji Ve Yalnızlık
Umutsuz, hüzünlü, biraz da eski günleri yad ediyordu içinden yüzü kırışmış, kamburu çıkmış olan yaşlı kadın, yeni sezon yazlık kadın elbiselerinin teşhir edildiği mağazanın camından içeriye bakarken. Yaşayamadığı her duygu içini yiyordu biraz biraz, ve bu his, zaten kırışmış, yaşlanmış olan bedenini ruhu ile karşılaştırdığında genç görmesine sebep olacak kadar yıkıcıydı. Çökmüştü belli ki, geçen...
Mar 28
Soğumuştu hava. Dışarıda insanlar bir telaş halinde, bir yerlere varmaya, ulaşmaya çalışıyor. Bir bir yanından geçen, hışımla telefonlarının ucundaki telaşlı patronlara çığıran, takım elbiseler içerisinde koşuşturan insanlar, sevdiği ile buluşmaya çalışan insanlar, zamana karşı yarışıp da umutsuzluğa kapılıp yarışı erkenden kaybedenler, hepsi tek bir sokakta buluşmuştu sanki. Onları izlerken,...
Mar 28
Günler ardı ardına geçerken, aklının ucunda dolanan kelimeleri bir müsvedde kağıdının üzerine çıkarıyordu. Çok fazlası olmasına gerek yoktu, çok daha fazlası olmalarına gerek vardı. Önce sözler ile dokunurdu, gönlüne hitap etmeliydi yaptığı her güzel şey, sonra tenler hissetmeliydi birbirini, buluşunca onun elleriyle elleri. Dudağından çıkan kelimeleri benimsemeliydi, dudaklarını buluşturmadan...
Mar 27
Kimseler yok iken buldun beni. Karanlıkta dengemi bozmadan merdiven tırmanmaya çalışırken aniden yanan ışık gibiydin. Sevdim hemen, anladım ki ışık olmadan merdiven çıkmak ne kadar zor ise, varken bir o kadar kolaymış. Şimdi günler çabuk geçiyor, her gün bir gün daha fazla. Gözlerimi kapattığımda benimle sönen, gözlerimi açtığımda orada olan bir ışık gibi, her sabah sevgiyle sarılıyorum sana....
Mar 26
Bugün hayatımda ilk defa web archive - wayback machine’in işe yarayabileceği bir durum ile karşı karşıya kaldım. Yazdığım hikayemin son parçası kapanan authorizm sitesi ile birlikte tarihin tozlu sayfalarına karıştı sanmıştım, ve işte tam o an, internet zaman makinesi yardımıma koştu. Son parçamı da elde edip hikayemi tekrar tamamlanmış hale getirdim. Bir daha olsa öyle yazamazdım eminim...
Mar 23
Kendime şaşırıyorum. Halen ne sigara içtim, ne de kahve. Bu sabah keyifsizim biraz da böyle. Şarkı sözü gibi oldu yazınca şöyle, ba dum tsss! Tamam, iyiyim. Sanırım elime gitarımı almam gereken o günlerden birindeyim. Ama şimdi çok üşeniyorum, kim Cubase yükleyecek, pedalları çıkaracak, bilgisayara bağlayacak, gitarı takacak, akortunu yapacak, onu yapacak, bunu yapacak? Zaten bütün bunları...
Mar 22
Güneş yüzüne vurduğundan rahatsız olmuştu. Gözleri yarım açık bir şekilde saate bakmak için telefonuna uzandı. Saat, kahvaltı yapmak için çok geç, öğle yemeği yemek için ise çok erkendi. Böyle bir saatte uyanmaya alışık değildi. Yapacak bir şey bulamadığı için üzerine bir pantolon çekip dışarıya adımını attı. Hava kabul edilebilecek seviyede serindi. İnsanlar ise alışılmadık derecede bir panik...
Mar 21
Bugünlerde ne yaptığını bilen bir insana dönüşmeye başladığımı hissettim, bu güzel. Eğer kredilerinin adı “Le Kontör” olursa, BIMCell’e geçeceğim. Nostaljiye merak sardım mesela. Türk sanat müziği dinler oldum bazı bazı. Konuşmama bile etki etti, adeta bir Zeki Müren Türkçesi ile konuşur oldum. Mezun oluyorum yakında. Kurtuluyorum 6 yıllık lanetten. Özleyeceğim bir lanet...
Mar 20
1 yorum
Sabah var, "Sabah" var
Güneşli, muhteşem bir günden günaydın. Şimdi bu günü daha güzel yapabilecek tek şey, peynirli omletli, taze domatesli, salatalıklı salamlı sucuklu şöyle mis gibi bir kahvaltı olurdu. Tereyağı da olacaktı böyle. Of. Petit Beurre ve kahve ile idare etmeye çalışan zavallıyı oynuyorum. Muhteşem bir haftanın ardından, yine şu lanet ettiğim şehirdeyim. En azından bu sefer kendi şartlarımı...
Mar 19
Sabahın bembeyaz bir şekilde beni karşıladığı bir güne uyanmıştım. Perde aralıktı bu sefer, uyurken kapatmayı unutmuştum. Küçük bir ışık hüzmesi odamın içini dolduruyordu. Bugün buradaki son günümdü, ve bu zamana kadar hep küskün olan hava, gidişimi adeta gülümseyerek karşılıyordu. - Lanet olasıca şehir, sanki ben burada kalmaya çok meraklıyım. Kahvaltımı yapmak için merdivenlerden aşağı indim....
Mar 13
Aralık 2011
1 gönderi
Dinledarksad: Redd - Aşk Bu Kadar Zor mu? Hep zor....
Ara 31
7 yorum
Kasım 2011
4 gönderi
Dinle Sabah gözlerimi bir açtım, bir de ne göreyim?...
Kas 15
1 yorum
DinleNe denir ki, Gözümün önünde, gözlerinin içine...
Kas 14
Mesela, bu aralar kendimi bir karmaşanın içinde bulur gibi oluyorum. Yorgun bir güne gözlerimi açtım, ben değildim, herkeste bir nebze yorgunluk vardı, gözlerinden okunuyordu. Sanki herkes biraz bendi bugün. Gözlerimi açtığımda düşündüğüm fazla bir şey yoktu aslında. Bir hayal, bir mutluluk peşindeydim. Bir şarkı duyuyorum zihnimde, sözlerini kestiremedim henüz, sadece notaları dönüyor...
Kas 8
Kas 1
1 yorum
Ekim 2011
4 gönderi
İstediğin oldu belki.
Kendine göre bir yaşayış biçimi seçmiştin. Ben hiç olmayacaktım belki içinde, ama planına göre gitmiyor bazen her şey. İçinden geldiği gibi davranmadın sırf istediğin olsun diye.  Ya da sadece boş biriydin. Bakışlarında sıcaklık aradım seni tanımaya çalışırken. Sesinde bir samimiyet vardır belki dedim. Yanılmışım. Ve bunu çok geç öğrendim.
Ek 28
1 yorum
Anonim şunu sordu: sırf bir şey sormuş olmak için soru sorduğun oldu mu?bu yazdığım tam anlamıyla onu karşılıyor da:)
Ek 28
Sözün bittiği yerdeyiz derler ya hani
Van depremi oldu olalı kendimi aştım. İnsanlara daha önce etmediğim kadar yardım etmek istedim. Bilmiyorum içimde garip bir duygu bu. Bu uğraş yolunda attığım her adımda bana engel olmaya çalışan insanlarla karşılaştım. Gururunu haysiyetinden ve şerefinden önde tutmayı prensip edinenler, “Kendinin reklamını yapıyor” diyen prim avcıları, amacı yardım etmekten çok sosyal dünyadaki...
Ek 27
1 yorum
Türk dizilerini anlayamayacağım. Bazı Türk yapımı filmleri de öyle. Bazen, acaba bende mi sorun var diye düşünüyorum, ama çevremdeki arkadaşlarımın çoğu da benim gibi düşündüğünden, sorun bu yapımcılarda diye karar veriyorum. Keşke diyorum, insanlar şu aptal dizilere prim vermese de, prodüksiyon adına daha adam akıllı şeyler yapmaya itilse yapımcılar. Aşiret dizileri, tecavüz temalı diziler,...
Ek 18
1 yorum
Eylül 2011
4 gönderi
Sabah sabah kurt gibi acıkmıştı. Karnını doyurmak için kendi uğraş vermesi gerekiyordu, çünkü yanında kimseler yoktu. Sonra, bir gün, bir ekstra tabaktan başka bir şey beklemeyen, hatta aynı tabaktan paylaşmaya bile razı olan biri ile karşılaştı. Bunun dışında sahip olabileceği tek şey mutluluktu, ve bu karmaşık bir dünyadan alabileceği basit şeylerin arasında en güzeli idi. Ve o gün...
Ey 8
1 yorum
Çok istese de ulaşamayacağı hayaller vardı sadece aklında. Umudunu yitirmedi pek. İçinde bir ateşi yakmaya devam etti her daim. Hiçbir şey için isteksiz olmadı. Her istediğini hemen söyleyebilecek kadar rahat bir insandı çoğu zaman. Ama yine de ulaşması imkansız hayaller içerisinde sürüklendi hep. Sabah uyandığında düşüneceği fazla bir şey yoktu aslında. Sadece yapacağı kahvaltı, bir de o...
Ey 6
2 yorum
Ey 5
1 etiket
formspring.me
Burada soruları sen sorarsın bebek. http://formspring.me/kereemm
Ey 1
Ağustos 2011
2 gönderi
AISHA: Buyurun Buradan Yakın! →
bulaflarbenden: Aşağıdaki derin bilgiler (!) imam ve hatip Ali Rıza Demircan’ın “İSLAMA GÖRE CİNSEL HAYAT” adlı eserinden (!) derlenmiştir. EYMEN YAYINLARI BASIM YILI: 1986 SAYFA: 342 · Cennette bekâr kişi kalmayacaktır.· Cennetliklerin en alt derecesine günde 72 kadın verilecektir. Tam Mümin ise günde 100…
Ağu 8
14 yorum
DinleGünaydın. Bugün yine sensiz uyandım. Ne...
Ağu 8
2 yorum
Temmuz 2011
28 gönderi
Bu aralar çok miskinleştim. Böyle, bir minik fan takılı bilgisayarıma, onun sesine dayanıyorum serinletmesinden dolayı. Telefonumu günde 3 kez falan şarj edecek kadar kullanır oldum. Telefonumun boyutunda bir batarya olsa çekinmeden takarım. Ya da portatif bir reaktör. Anca karşılar benim enerjiye olan açlığımı. Çok unutkan oldum bu aralar. İçki içmede zaman tanımaz oldum. Kafamızı becerecek...
Tem 31
1 yorum
Bence bulaşık makinesi yalnızlıkta hepinize çakar....
limonuseverim: Doldurmak da istemiyo. Özetle kimse seni istemiyo. Sizin içiniz fesat. Ama yine de muhtaçsın ona, yokluğunda tüm işi ellerinle yapmak zorunda kalıyorsun.
Tem 30
21 yorum
-: Kızlar efendi adam yerine piçleri tercih ediyormuş Olric.
+: Kendi seçimleri efendimiz.
-: Sıçtırtma efendine, efendi efendi sap kaldım lan, kalk bara gidiyoruz.
+: Olur efendimiz.
-: Lan!
+: Olur kanka
-: Ha şöyle.
Tem 30
Tem 29
24.674 yorum
Tem 29
3 yorum
Tem 29
3 yorum
Reblog if your Tumblr picture is actually you.
Tem 28
494.436 yorum
Yalnızsın çünkü;
İlk o arasın, İlk o mesaj atsın, İlk o konuşsun, İlk o eklesin, İlk adımı o atsın ben atmam.. Hala da bekliyor. Bir ders alsaydın.
Tem 28
106 yorum
1 etiket
Sen unutamadığımı düşünürken, ben Üsküdar'ı...
Sonra bir gün seni gördüm yolda. Selam vermedin, ben de karşılık vermedim. O gün evlerimize gittiğimizde düşünmedik birbirimizi. Hele biz olarak hiç. Ben kahve içtim, sen çay. Öğünlerimiz bile birbirini tutmadı ayrı yollara adım atalı. Sen başka bir kola sarılırken, o kol sana girsin demedim. Bana neydi sonuçta, ve sana neydi beni öpen dudaklar. Çünkü artık, ayrı yolların insanlarıydık.
Tem 28
6 yorum
2 etiket
Kendime güvenir oldum seni göreli. Şimdi nerelerdesin, ne yaparsın, hepsini bilir oldum. Endişelenir oldum belki biraz, üzülürsün de yanında olamam diye. Seni ister oldum eninde sonunda, sessizce hayaller kurarken buldum kendimi. Sonra evin içerisinden geliyor gibi gelen bir komşunun bağırtısı ile titreyip kendime geldim. Ne oluyor lan? Bi susun.
Tem 28
1 yorum
2 etiket
Çok uğraştırdı, ama sonunda blogumu yeni aldığım alan adına bağladım. Bir de mail adresi aldım kendime, oh. Benden rahatı yok şu anda, çok mutluyum böyle. Sabahları kahve içmeyi seviyorum. Kendime getiriyor. Telefonum daha sık çalar oldu bu aralar, vefalı insanlar tanıyormuşum meğer. Defterlerim doluyor. Defterden önce biten mürekkebimin yerine iyi bir mürekkep almalıyım. İçtiğim içkilerin...
Tem 27
3 yorum
1 etiket
Yalan gülümsemeler her duvarın her santiminde bulurdu onu. Kaçması imkansız, kabullenmesi kaçınılmaz olmuştu. Duvarlardan kaçması, toprakla buluşması gerekiyor gibi hissederdi. Ama duvarlar onun kafesiydi.
Tem 27
Tem 27
Uyum
Dinlenememiş, yorgun gözlerle uyandı bu sabah. Hava sıcaktı. Bu sıcakta yapılabilecek en çılgın şeyi yaptığını düşünüyordu, kettle’ına kahve suyu koyup düğmeye basarken. Bastı düğmeye, ve ışığın sönmesini bekledi. Fokurdama sesleri içinde bir huzur ortamı oluşturuyordu. Kaynayan suyun sesi kumsala vuran sert dalgalar gibi, müzik gibi geliyordu kulaklarına. Gece yine müzikle uyumuştu....
Tem 21
Neden? Nerde? Ne zaman? Kim? Nasıl? Evet mi? Hayır...
Çok soru var kafamda. Hepsini bir çantaya koyup denize atmak istiyorum. Cevap aramadığım, sadece yaşadığım ve bundan tat aldığım bir hayatı daha çok seviyorum.
Tem 19
Gelecekteki bana benden bir mektup.
Bugün bilgisayarımda internete kavuşmanın mutluluğunu kendi içimde kutlarken, bilgisayarımın derinliklerinde, 5 yıl önce tutmaya başlayıp bir haftada bıraktığım bir seri yazı geldi. Günlük gibi, ne hissettiğimi yazmışım hep. En küçük ayrıntısına kadar. Umutsuzmuşum eski zamanlarda. İnanmamışım hiç bir şeye. Güvenmemişim kendime. Gelecekteki bana bir mektup bırakmışım. Hiç bir şey yoluna...
Tem 19
Hayalperest
Saçlarını savuruyordu adama sırtı dönük iken. Adamın alabildiği tek koku vardı. Kızın daha bu sabah saçlarını yıkarken kullandığı enfes kokulu şampuan. Adam yavaş yavaş, çok güçlü bir yörüngeye girmeye, adeta bir uydu gibi oturmaya başladığını hissetti. Daha yüzünü bile göremediği birinden bu kadar çok etkilenebilmişti. Aklından yıldızlar geçiyordu adamın. Ona sarılırken saydığı yıldızlar. Sadece...
Tem 17
1 yorum
Mutluluk iki dudağının arasından çıkacak bir...
Tem 13
DinleWe Be | wormhole Sonunda dinlemesi kolay...
Tem 13
DinleIn your bed, out of boredom You are counting the...
Tem 12
2 yorum
Gözüme bakarsın, Gülümsemeni izlememe izin...
Tem 11
Günaydın diyecek bir sen vardın yanımda. Sadece...
Birlikte yazdığımız şarkıları dinledik seninle yattığımız yerden. Yemek yiyeceğimiz zaman da, aynı bahçeye hazırladık, küçük masamıza bir şekilde sığdırdık kocaman tabakları, ve yedik büyük iştahlı ısırıklarla. Bulaşıkları makineye attık, ve onlar hallolurken, aynı yatakta sırt sırta durup, aşk mektupları yazdık birbirimize. Tek bir beklentimiz vardı sadece. Hep beraber olmak, bir de...
Tem 9
Aldım kalemimi elime. Onu yazdım, onu hayal ettim....
Mutlu etmek için var olduğumu, sadece bunun için onunla olduğumu biliyordu. Bununla bile mutlu olduğunu görünce, hayatımda verdiğim en iyi kararın, onu sevmek olduğunu anlamıştım. Eskiden, binbir kelimem vardı masallardan miras kalan, ve aralarından doğru kelimeleri bulamazdım. Masalların gerçek olmadığına ikna olmuş vaziyette, gittim, iki gerçek kelime buldum sana getirdim. “Benimle...
Tem 7
Kimse bilemez bazen,
Mutluluğun ne kadar bağımlılık yapan, ne kadar bulaşıcı, fakat buna rağmen ne kadar zararsız bir duygu olduğunu. Değerini bilmezler de atarlar bir kenara. Değerini bilenler harcamazlar mutluluğu, bitirmezler, kendilerine bir ömür yetecek kadar yalnızlığı tatmışlardır zaten.
Tem 7