21:05
Sabahın bembeyaz bir şekilde beni karşıladığı bir güne uyanmıştım. Perde aralıktı bu sefer, uyurken kapatmayı unutmuştum. Küçük bir ışık hüzmesi odamın içini dolduruyordu. Bugün buradaki son günümdü, ve bu zamana kadar hep küskün olan hava, gidişimi adeta gülümseyerek karşılıyordu.
- Lanet olasıca şehir, sanki ben burada kalmaya çok meraklıyım.
Kahvaltımı yapmak için merdivenlerden aşağı indim. Yaşadığım yer soğuk sayılmazdı, genelde kısa kollu bir t-shirt giymem yeterli oluyordu, ve bu son gün de pek farklı sayılmazdı. İyi ısınıyordu, yine de verdiğim paraya karşılık daha çok ısınmasını beklerdim. Halen duş alırken üşüyebiliyordum mesela.
Karnımı doyurmak için biraz sosis, biraz beyaz peynir, ve koskoca bir Arjantin bardağında portakal suyu aldım kendime. Burada kendimi şımartmakta iyi olduğum her halimden belli idi zaten geldiğim günden beri. Göbeğim almıştı başını gidiyordu, iyi beslendiğimin göstergesi olarak kabul edip geçtim.
Kahvaltıya inerken yanımda bilgisayarımı, ve çantamı da indirmiştim. Çok şeye ihtiyacım yoktu, bir çanta yetiyordu çoğu zaman. Eskiden olsa, iki tekerlekli bavul ile yollara düşebilirdim. Yaş beraberinde temel ihtiyaçlarımı azalttı, az ile mutlu olmayı öğretti. Hayalgücüm bile çoğu zaman yeterli geliyordu bana yaşamak için. Hayatın beni yorduğu noktalarda, hayallere kaçardım, ve hayallerim beni hep mutlu etmiştir, bir iki rüyam hariç. Hayallerimi ve çantamı alıp çıktım dışarıya, istikametim tren istasyonuydu.
Tren istasyonuna vardığımda, hiç sigara içmemiş olduğumu farkettim. Bir bağımlıdan ziyade, çok sakin, ihtiyacı olmayan, yanında fazlalık gibi getirmiş hisseden birinin edasıyla, montumun iç cebinden sigara paketimi çıkarttım. İçindeki sigaraların çokluğu aklımdan geçenleri doğrular haldeydi, aldığımdan beri sadece iki sigara içmiştim. Paketi açıp içinden zar zor bir sigara çıkarttım. Neden bilmiyorum, sigara paketlerini açarken, içinden sigara çıkartırken hep zorlanırdım, ilk içmeye başladığım günden beri. Hatta çoğu zaman sırf bu yüzden üşenip içmediğimi bile bilirim.
İstasyonda trenim beni bekliyordu. Yolcular yavaş yavaş sıralanmıştı. Sigaramı söndürdüm, ve çantamı alıp yoluma koyuldum. Yolculuğu bekleyiş geçmişte kalmıştı, ve ben şimdi yaşayacak olduğum şeylerin merağı içerisinde yolculuğuma başladım…



