Sözün bittiği yerdeyiz derler ya hani

Van depremi oldu olalı kendimi aştım. İnsanlara daha önce etmediğim kadar yardım etmek istedim. Bilmiyorum içimde garip bir duygu bu.

Bu uğraş yolunda attığım her adımda bana engel olmaya çalışan insanlarla karşılaştım. Gururunu haysiyetinden ve şerefinden önde tutmayı prensip edinenler, “Kendinin reklamını yapıyor” diyen prim avcıları, amacı yardım etmekten çok sosyal dünyadaki duruşlarını sağlamlaştırmak, imajını korumak olan yardımlaşma dernekleri. Ve tabii devletin yediği haltlar. Hepsine birinci tekil olarak şahit oldum.

Öncelikle bana engel olanlar, köstek olanlar, prim avcıları. Siz ne yaptınız? Ben ve benim gibi niceleri bir şeylerin farklı olması için savaşırken, cebinde beş para olmayan insanların bile yardım edelim katkımız olsun diye varını yoğunu ortaya koyduğu bu kardeşlik ortamının tam ortasına sıçmaktan başka neyi farkettirdiniz?

Oh olsun kürtlere diyenler. Size bu yazdığım cümleyi bile haketmiyorsunuz, ama ben yine söyleyeyim. Aynaya baktığınızda gördüğünüz şey insan olabilir, ama alakanız bile yok. Irkçılığın medeni sayılan her ülkede nefret suçu olmasının bir sebebi var. Sizin gibi vahşiler.

Bir şeyden eminim. Bir gün ırkçı insanları anlamayacağım.

Ve şundan da eminim. Irkçı davranan insanların sevdiği biri o enkazlardan birinde şu an kurtarılmayı bekliyor olsaydı, ona el atan, yardım edenlerin arasında o nefret ettikleri kürtler de olsaydı, aynı düşünmezlerdi.

Irkçılığın temelinde o ırkı tanımaya çalışmamaktan başka hiç bir sebep yok. Irkçılık denen şey sadece, önyargıların en büyüğü.